İMÂM-I RABBÂNÎ HAZRETLERİ’NİN OĞLU

İMÂM-I RABBÂNÎ HAZRETLERİ’NİN OĞLU

04 Ağust

İMÂM-I RABBÂNÎ HAZRETLERİ’NİN OĞLU, SİLSİLE-İ MEŞÂYİHIMIZIN 25.HALKASINDAKİ el-URVETÜ’LVÜSKĀ MUHAMMED MA‘SÛM es-SERHENDÎ HAZRETLERİ’NİN MEKÂTÎB-İ ŞERÎFESİNDEN MÜNTEHABÂT (KIYMETLİ MEKTUPLARINDAN SEÇMELER)

Muhammed Ma‘sûm Hazretleri’nin üç ciltlik “Mektûbât”ının aslı Farsça’dır. “Mektûbât”ın 1.cildinde 239, 2.cildinde 158 ve 3.cildinde ise 255 mektup bulunur. Bu eser, Mehmed Emîn Tokâdî Hazretleri’nin mürîdi olan ve şeyhinin yanında medfun bulunan Müstakîmzâde Süleyman Se‘âdeddîn Efendi tarafından Osmanlı- ca’ya çevrilmiştir. Hüseyin Hilmi Işık (Rahmetullâhi Aleyh)in talebesi olan Süleyman Kuku Hoca Efendi, 80 yaşında olmasına rağmen bu kitabı Fars- ça aslından Türkçe’ye tercüme etmeye muvaffak olmuştur. Allâh-u Te‘âlâ ecrini kat be kat ihsân eylesin. Âmîn! Biz de kendisinin izni ile her ay bu mektuplardan bâzılarını seçip inşâallâh dergimizde yayınlayacağız.

1.CİLDİN OTUZ ÜÇÜNCÜ MEKTÛBU

Hacı Muhammed Efgan’a yazılmıştır. İşin temeli ve esası şeyh-i kâmile muhabbet ve sünnet-i seniyyeye mütâbeattır. Bismillâhirrahmânirrahîm. Azîz ve kâmil kardeşim Meyân Hacı Muhammed’in gönderdiği mektup geldi. Sevinmemize sebeb oldu. Kendiniz ve yanınızda irşâd olmak için bulunanlara teveccüh istiyorsunuz. Arada bir teveccüh olunuyor, inşaallah daha ziyâde olacaktır. Lâkin biliniz ki, esas olan mânevî râbıtadır. Bu da irşâd olmak isteyen müridlerin mürşidlerine muhabbeti, itikadı [itimad] inanması ve teslîm olmasıdır. Bu râbıta ne kadar kuvvetli olursa, mürşidin kalbinden feyiz ve bereket almak da o kadar çok olur. Sırf muhabbet ve teveccühsüz, mânevî râbıta kâmil-i mükemmil kutbun bâtınından feyz almak için yeterlidir. Ama muhabbetsiz ve râbıtasız, sırf teveccüh çok az tesir eder. Teveccühün tesirinde mahallin kabiliyeti, istidâdı muhakkak lâzımdır. Evet, teveccüh mânevî râbıta ile birlikte olursa, nûr üstüne nûr olur. Esas olan râbıtanın kuvvetidir ve Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in sünnet-i seniyyesine ittibâdır.

Bu iki iş sağlam ve kuvvetli ise, hiç sıkıntı yoktur. Onu zâyi etmezler ve büyüklerin kemâlâtından mahrûm bırakılmaz. Bu ikisinden birine halel gelirse, zarar içinde zarar, tehlüke içinde tehlükededir; isterse binlerce riyâzet etsin. Vesselâm.

Süleyman KUKU

Yazının tamamını Lâlegül Dergisi Ağustos sayısında bulabilirsiniz. (Sayfa 56)


Yorum Ekle