HİNDİSTAN ZİYÂRETLERİ-7

HİNDİSTAN ZİYÂRETLERİ-7

SİLSİLE-İ MEŞÂYİHIMIZDAN ABDULLÂH ed-DEHLEVÎ HAZRETLERİ’NİN KENDİ DERGÂHINA HALÎFE OLARAK TÂYİN ETTİĞİ EBÛ SA‘ÎD el-MÜCEDDİDÎ el-FÂRÛKÎ HAZRETLERİ

Bizlere bir kere daha uzak mesâ- feleri sağ-sâlim olarak katettirip Hindistan topraklarına giderek silsile-i aliyyemizin yüce ricâlini ve sâir meşâyihı ziyâret etmeyi nasîb eden Rabbimiz’e hamd ettikten ve Rasûlü ile Ehl-i Beyti’ne salât-ü selâm ettikten sonra Yüce Mevlâmız’dan niyâzımız bütün sevenlerimizi, okurlarımızı ve bizleri o zatların şefâatlerine nâil kılmasıdır.

Âmîn! Muhterem okurlarım! Geçtiğimiz Aralık, Ocak, Şubat, Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarındaki yazılarımda Hindistan’da ziyâretleri ile şerefyâb oldu- ğumuz zevât-ı kirâmdan Muhammed Bâkîbillâh Hazretleri ve hulefâsından, İmâm-ı Rabbânî Ahmed el-Fârûkî es-Serhendî Hazretleri ile babasından, oğullarından ve halîfelerinden, özellikle Muhammed Ma‘sûm Hazretleri ile Seyfüddîn Ebu’l-Berekât Hazretleri, Seyyid Nûr Bedâyûnî Hazretleri, Cân-ı Cânân el-Mazhar Hazretleri ve Abdullâh ed-Dehlevî Hazretleri’nin terceme-i hâllerinden bir nebze de olsa bahsetmiştim. Bu ay da inşâallâh silsile-i meşâyihı- mızdan Hindistan’da medfûn bulunan yedi zattan sonuncusu olan Abdullâh ed-Dehlevî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin, vefât edeceği hastalığı esnâsında “Benden sonra yerime siz oturursunuz.” diyerek kendi tekkesine halîfe olarak tâ- yin ettiği ve vefâtından sonra şeyhinin yanına defnedilen Ebû Sa‘îd el-Müceddidî el-Fârûkî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin terceme-i hâlinden bir nebze de olsa bahsetmek istiyorum. 

Allâh-u Te‘âlâ cümlemize bu yüce zatların şefâatlerini nasîb eylesin. Âmîn! - Ebû Sa‘îd el-Müceddidî el-Fârûkî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri - Ebû Sa‘îd el-Fârûkî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri Hindistan’da yetişen meşhur velîlerdendir. İmâm-ı Rabbânî Hazretleri’nin torunlarındandır. Babasının ismi Sâfî’dir. 1782 (H.1196) senesinde Mustafa Âbâd (Râmpûr)da doğdu. Ebû Sa‘îd el-Fârûkî (Kuddise Sirruhû)Hazretleri daha çocukken, sâlih ve kıymetli bir zat olacağının alâmetleri yüzünden okunuyordu. Çocukluğunda, çocukların düşkün oldukları oyun ve eğlenceler ile hiç meşgûl olmadı.

On yaşında Kur’ân-ı Kerîm’i ezberledi. Kur’ân-ı Kerîm’i tertîl üzere o kadar güzel okurdu ki, dinleyenler kendilerinden geçerdi.

Tecvîd ilmini, kırâat âlimlerinden olan Kārî Nesîn (Rahimehullâh)tan öğrendi.

Kur’ân-ı Kerîm’i ezberledikten sonra, aklî ve naklî ilimleri öğrenmeye başladı. Önemli ders kitaplarını Müftî Şerefüddîn (Rahimehullâh)tan okudu.

Şâh Veliyyullâh ed-Dehlevî’nin oğlu Mevlânâ Refî‘uddîn’den hadîs ilminde ders aldı.

“Kādı Beyzâvî Tefsîri”ni ve “Sahîhu Müslim Şerhi”ni de ondan okudu.

“Sahîhu’l-Buhârî”yi ise yine Mevlânâ Refî‘uddîn’den, şeyhi Abdullâh ed-Dehlevî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nden ve kendi dayısı Sirâc Ahmed (Rahimehullâh)tan okuyup rivâyet ve nakletme icâzeti aldı. Ebû Sa‘îd el-Fârûkî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri aklî ve naklî ilimleri öğrendikten sonra, tasavvuf ilmini öğrenip bu yolda yetişti. Tasavvufta önce babasından feyz aldı. Babası onu tasavvufta bir müddet yetiştirdikten sonra “Ey oğlum! Senin himmet kuşun çok yükseklere uç- maktadır.” dedi. Bundan sonra Kādirî yolunun o zamanki meşhur şeyhi Şâh Dergâhî Hazretleri’nin hizmetine gidip, on iki sene, derslerine ve sohbetlerine devâm etti. Nefsini ve kalbini ıslâh için çok gayret göstererek nefsin isteklerini yapmamaya gayret etti. Böylece dünyâ- dan yüz çevirdi, çok oruç tuttu. 


AHMET MAHMUT ÜNLÜ  (CÜBBELİ AHMET HOCA)


Yazının tamamını Lâlegül Dergisi Ağustos sayısında bulabilirsiniz. (Sayfa 4)


Yorum Ekle