Fıkhî Suâllere Cevaplar

Fıkhî Suâllere Cevaplar

30 Nisan

1. Soru: Fakir olduğunu zannedip zekât verdiğim kişi meğer zenginmiş. Ne yapmam gerekir?

Cevap: Görüş farklılığı olsa da bu konuda tercih edilen görüş; kişinin zekâtını vermiş sayılacağıdır. Yeniden zekât vermesi gerekmez.1 Böyle bir durum, zenginin kendisine verilenin zekât olduğunu bilmemesi halinde tasavvur edilebilir. Aksi takdirde yani zenginin, zekât olduğunu bilerek verileni alması vebaldir. Yeri gelmişken; zekât verenin verdiğinin zekât olduğunu söylemesi şart değildir. Kalbiyle niyet etmesi yeterlidir. 

2. Soru: Fakire bir defada nisap miktarından fazla zekât verilebilir mi?

Cevap: Nisap miktarının on bin lira olduğunu farz edelim.

Zenginin aynı fakire önce beş bin, bir zaman sonra dört bin, bir zaman sonra da altı bin olarak toplamda on beş bin lira verdiğini varsayalım.

Bu miktar, toplamda nisap miktarından fazla olsa da ayrı zamanlarda verilmesi ve son verilen altı bin liradan önce nisap miktarı mala sahip olmamasından dolayı herhangi bir kerahet söz konusu değildir.

Meseleyi bir de şöyle farz edelim; nisap miktarı yine on bin lira, zenginin vereceği zekât miktarı ise elli bin lira olsun.

Zengin, elli bin lira olan zekâtının yirmi bin lirasını bir defada bir fakire vermiş bulunsun. Sonra aynı fakire on bin lira daha verecek olsa son verdiği on bin lira zekât olarak geçerli olmaz. İlk verdiği yirmi bin lira zekât olarak geçerli olsa da kerahetten beri değildir. Çünkü zekât parasıyla fakiri bir defada zengin konumuna getirmiştir. Ancak fakir borçluysa veya aile sahibi olup aldığı zekâttan aile fertlerine nisap miktarından az bir şey isabet ederse o takdirde bir defada nisap miktarı zekât verilmesi mekruh olmaz.


Yorum Ekle