FARZ OLAN TESETTÜR

FARZ OLAN TESETTÜR

27 Hazira

Günümüzde sık sık gündeme gelen, bu hususta kesin nâs olmasına rağmen bazı kesimler tarafından sürekli tartışma konusu yapılan bir meseledir tesettür… Yıllar önce bu konuda bir-iki makale yazmıştım. Zarûretine binânen ve tesettür hakkında bizlere sıkça tevdi edilen sorulara cevap sadedinde yine bu konuya değinmek istiyorum. 

Zira bazı ticari firmalar; “Tesettür Giyim”(!) adı altında allı-pullu albenisi olan rengarenk başörtüler, yırtmaçlı elbiseler, vücut hatlarını belli eden daracık kıyafetler ve bunun gibi İslam’a uygun olmayan bir takım modeller üreterek, maalesef farz olan tesettürü tarz haline getirdiler.

Bununla birlikte yine “İslami tesettür” ismiyle yapılan defileler ve bu defilelerde boy gösteren mankenlerin boyalı ve makyajlı suratlarla yaptıkları sözümona tesettür modellerinin tanıtımları, özellikle Müslüman genç kızlarımızı etkiler hale geldi. Öyle ki, bazı hanım kızlarımız tesettürü, maalesef sadece başını örtmekten ibaret zanneder oldular. Böylece Allah’ın emri olan tesettür, farzolunduğu gayeye uymayan, Rabbinin rızasını kazanmaktan ziyade, beğenilmek ve dikkat çekmek için giyinilen bir kıyafete dönüştü. 

Halbuki tesettüre veya herhangi bir şeye “İslâmî” diyebilmek için, referansının mutlaka Kur’an ve Sünnet olması gerekir. Dolayısıyla Müslüman kadının tesettürünün ölçülerini, sınırlarını ve şartlarını belirleyen çok açık âyet ve hadisler varken, bu ölçülere uymayan filanca modacının kreasyonuna göre üretilen kıyafetlere “İslâmî” denilebilir mi?.. 

Tesettürlü Müslüman bir hanım öncelikle neden örtündüğünün idrak ve şuurunda olmalıdır. Elbette maksat Allah’ın emrini yerine getirip Onun rızasını kazanmaktır. Ancak, eğer maksat hem modaya uyup şık görünerek dikkatleri üzerine çekmek, hem de Allah’ın tesettür emrini yerine getirmek ise bunun mümkün olmayacağını bilmek lazımdır

Zira, hem tesettürün ruhuna aykırı, dikkat çekici bir şekilde giyinerek nâmahrem bakışları üzerinde toplamak, hem de Allah’ın emrini yerine getirdiğini zannedip O’nun rızasını kazanmayı ümid etmek ham hayalden başka bir şey değildir. Çünkü Allah’ın emri, ancak O’nun emrettiği şekilde yapılırsa yerine getirilmiş olur...

MUSTAFA ÖZŞİMŞEKLER

Yazının tamamını Lâlegül Dergisi Temmuz sayısında bulabilirsiniz. (Sayfa 36)


Yorum Ekle